TOPRAK UTANDI….

           Mesele şu ki,insanım.Gözümün önünde cesetlerin uçuşması kahrolmayası vicdanımı incitiyor.Ancak incittiği kadar da yeryüzünü yeniden okumam, okudukca da yeniden yorumların bir öncekileri aratmayacak cinsten olduğunu gördükcede hayretler içinde, aptal aptal dünyaya, akılsız denen koyunlar misali bakınıp duruyorum.

         Nasıl bakınmayayım;

         Kendimce bir düzenim var. İşlerim yolunda, işten gelmişim akşam yemeğini yemiş.koltuğa kurulmuş sıcak çayım elimde akşam haberlerini dinliyorum.O vahşet gözümün önünden geçiyor.Kalakalıyorum.Hiçbir refleks yok.Bir süre sonra haber değişiyor.Bende yavaş yavaş değişiyorum.

          Haber bizim (mi)avrupa yarışmasındaki şarkıya geliyor.Bendenizin modu değişiyor.Bu sırada insanlığıma dönüyorum.Ne garip bir hal ki kısa bir sürede gözümden geçenlerin kaç tanesi gönlüme iniyor.Yeryüzünün sultanı insan vicdan denilen hal ile bu duruma nasıl taahammül edebiliyor.Bireyselleşmişliğin toplumsal tezahürüne bakınca şaşkınlığın derecesi değişiyor.Hele bu bir de şemsiye durumunda düşünülünce .

           Düşünsenize.Arabistanın iki üç gün petrol satmayı askıya aldığını…Dünya ayağa kalkar mı dediniz.haklısınız dünya değilde kendini dünyanın yerine koyanlar  onun öyle olduğuna inanmış ucubeler haykırır.haklısınız

         Pekiği bu sırada toprağı küçük parası büyük ülke, bir miktar parasını,o kendini dünya sananların cebinden çekiverse.

        Aman efendim olur mu der gibisinsiz.Hatta bir yerlerde araz çıkar dediğinizi duyurorum.Ama bu sırada toprağı küçük parası büyük ikinci ülke paralarını kendi ülkesine çekmek istedğini beyan ettiğini duyuyorsunuz.Siz ve bizde ulusal basında okuyor ve dinliyoruz.

           Ha efendim benim güzel ülkem bu sırada ülke güvenliği ve çıkarları doğrultusunda ulusal parsellemelerden olan katkısında bir miktar azaltmaya gideceğini kendi iş yürütüm ciddiyeti içinde duyuruyor.

           Hah şimdi ne dersiniz filistinde  israilin sınır genişletme adına vaadedilmişliğin genişleme çabası olurmuydu.

Tabiki olurdu.Amma böyle katliamlı bir durumdan daha çok senfonik olurdu.

En azından bırakın insanları insanlığı, toprağın bile utancından kızardığı bir hal yaşanmaz insanlık böyle kara bir testten geçmezdi.

Cemal TUZCU

28.01.2009

Etiketler: , ,

Yayınlayan: Cemal Tuzcu

Anamın tam tabiriyle Karadeniz’in kendine münhasır dere kenarına kurulmuş, yılın üçte ikisini güneş ve yağmur ile tamamlayan, meçhule namzet köyünde, mısırlar ekilmiş, kar yağıyorken ve yaylaya gidildiği günlerin ayında, gamsızlık diyarının yiğit yürekli pak endamlı ebemin yardımı ve ilahi kudretin izni ile, yapım tarihini babamın bile bilmediği iki odalı evin uzun holünün doğu sonunda dünyaya gelmişim. İlkokulu bedeni ve akli tezahürümün teşekkül ettiği köyümün yamacını tırmanarak, ortaokulu ve liseyi adını mısırdan alan ağadarı bükünde okudum. 1984 yılı itibariyle Güzel ülkemin dünyanın gözünü kamaştıran ehiller diyarı şehri İstanbul’a gittim. Birçok değişik işlerde çalıştım. Daha sonra sağlık bakanlığının açtığı bir imtihana müteakip okula başladım Bitirdiğim yıl Giresun’a atandım . Bir süre çalıştıktan sonra yine girdiğim bir sınava müteakip okula başladım. Bitirdiğim yıl Giresun’a atandım. Halen devam etmekteyim.