EĞİTİMDE BAŞARI

                                             EĞİTİMDE BAŞARI

 

                                             EĞİTİMDE BAŞARI

 

Gelişim süreci içindeki önemi anlaşıldığı günden bu güne, doğru bir sürecin sahibi ve dağıtıcısı öğretmen. Hakkı hak sahibine iade edebilecek donanıma sahip kişiliğin verdiği güvenin, getirdiği sevginin ışıltısı, onu iş yürütümünde ve paylaşımcılık anlayışının zirveleştirdiği kişi. İş yürütümünün bütün yöntem ve tekniklerini yaşam tarzı haline getirmiş, konumunun gerektirdiği sorumluluk ve inisiyatifi birlikte kullanabilme anlayışına hâkim olmanın verdiği özgüven ile ceddinden aldığı anlayışı bütünleştirmiş ‘annenin yaşatma azmi kadar öğretme azmine sahip’

 (1) hâkim ruh. Nerede ne zaman olursa olsun insanlara karşı sorumluluk duymak, zararlı ve olumsuz iradeyi kırmak, istenen ve beklenenlerle doldurmak gibi bir iradenin sahibi. Son demine kadar, işlerin verimliliği ve kalitesi, istenen ve beklenen güzellikleri başkalarına aktarabilme, karakterlere en hassas noktadan tesir edebilme, hoşnutluk ve öğrenmişlik duygusunu, mahiyeti içerisinde bütün muhataplarına hissettirme ve yaşatma,’Başarının şartı ruhları içten kavramak ve içten harekete geçirmektir’ ( 2).anlayışının hakkınca tezahürü için, yürütülen işin yükümlülük ve sorumluluklarını hakkıyla bilmek ve icra sanatını beklenen düzeyde sergileyebilmektir. Bütün bu vasıflarla kendi donanımını sağlamayı başarmışsa idare, öğrenci, veli arasına sıkışmışlığın sancısı yerine merkez kuvvet olma durumunu en iyi şekilde sağlamalıdır.

Merkez kuvvet olmak için elzem unsurlar ise şunlardır.

A-Yönetim

 

B-Öğrenci

 

C-Veli

 

           A-Yönetim: Okul yönetimi, elde olan rutinlerle iş yürütümünü sağlarken olması gerekenler üzerine yazdığı senaryolarda öğretmenin payını önemsemelidir. Kurgu ve yürütümde olmazsa olmazlar arasında olduğu bilinciyle hareket etmeli, öğretmenin istenilen düzeyde bir iş yürütüm performansı sergilemesi için yönetim ile arasında sağlıklı iletişim kurulmalıdır.’

 

(3) Yönetim ile yapacağınız çalışmada sık sık görüşerek onların tavsiye ve düşüncelerini almalı, sürekli bir koordine ve işbirliği içinde bulunmalıdır ‘Böylece iki taraflı şüphesiz bir güven artırma ve bunun verdiği isteklendirme en üst düzeyde kullanılmış olur. Tarafların onore edilmesine vesile olan bu davranış, üçüncü ayak içinde olumluluğu artıracak, aynı zamanda öğretmenin gördüğü eksiklik ya da zararsız olarak algılanan olumsuzlukları yönetim ile paylaşmasına ve giderilmesine neden olacaktır. Esas itibariyle bu durum verimlilik ve kalitenin artırılması açısından önem arz etmektedir.

 

              B-Öğrenci: Sorgulu ya da sorgusuz baştan kabullendiğimiz işimizin birincil koşulu olan öğrenci, öğretmen için gündelik iş yürütümünün bir parçası olmayıp sırtımızı yaslayıp dayanacağımız en büyük gücümüzdür. O halde bu anlayışı yerleşik hale getirip öğretme ve öğrenmeyi yaşam tarzı haline getirmiş ve bu misyonun önderi ve örneği olmak durumundayız. Biyopsikososyal bir varlık olan insanın en etkin şekillenme ve kabul edilebilir düzeyde iyi insan olma noktasına ulaşması için gereken zamanın ürünü olan öğrenci ( 4)bütün yönleri ile tanınmalıdır. Yani:

 

a-Biyolojik varlık olarak: Biyolojik bir varlık olarak mükemmel kurulu sistemlerden oluşmuş istem dışı olumsuz müdahale olmadıkça olumsuzluk olmayan varlık.

 

b-Kimyası itibariyle: Kimyası itibariyle hayatın devamı için sayısız reaksiyonların oluştuğu, bunların sonucunda yaşamın her anına etki eden hormonsal ürünlerin ortaya çıktığı ve davranışların oluşmasına hatta öğrenme ürünlerini kabullenip kabullenmeme kararlarına etki eden durumun sahibi.

 

c-Fizyolojisi itibariyle: Anatomik yapının belirlediği durum itibariyle, her insan organizması farklı ve orijinaldir. Herkesin farklı hareket kabiliyeti olan olduğu şekli ile kabullenilip görülmesi gereken, vücutta vuku bulan olağanüstü haberleşme, kontrol, ayarlama ve denge sisteminin istenildiğinde dış alıcılara uygunluğunun sağlanması(alıcı durumuna geçmesi)gereken varlık.

 d-Yaratılış ..Fıtratın getirdiği iyiyi güzeli doğruyu..arama düşüncesinin mevcut yapısal duruma uygun verilmesi ki,bunun algılamanın ön ayağı olan kabullenmenin sonucu olduğu bilinci ve beklentisi olan. Genel inanmışlığın yerel anlayışı ile oluşmuş yapısal durumun anlaşılır olması, yerel durumun zihni tanımlanması ve kabullenilmesi ile mümkündür

Cisim olarak sınırlandırılmış ancak manevi olarak sınırlandırılamayan varlık olarak insanın en güzel döneminde alan sınırlaması yerine verebildiğimiz kadar, kendi kaide kuralları içinde istenen ve beklenenleri vermemiz, bu var olan boşluğu doldurmamız, baştan istenmeyenler için alan bırakmama anlamına gelir. Kaldı ki, bu alan sağlıklı doldurulmaz ise boş kalacağı anlamına gelmez. Bu durumda,

 

(5)yaşam içinde kendiliğinden amaçsız plansız ve gelişigüzel oluşan eğitim’ süreci mevcut alanı doldurur. Öyleyse istemeyip her gün gözlemleyip reddettiğimiz kabullenilmezler olmadan, boşluklara sızmadan bizim bu alanları doldurma çabamız istekli, proaktif hareket ediyor isek karşı taraftan da beklenen ve istenen olarak algılanacak olan misyon, vizyon uyumu stratejiyi gerçekleştirmiş olacaktır

           C-Veli: İnsan faktörünü analiz etmek aslında eğitim stratejisini belirlemede mihenk noktadır. Geçmişi bugünü ve geleceği. Bu üçlünün oluşum yeri olan insan. Bu hal ile öğrenciye bakıldığında geçmiş (doğumundan o güne gelişimi, aile yapısı…).Bugün, Durduğu alan içindeki konumu, Bunların bileşiminden doğan gelecek düşüncesi, Çünkü gelecek düşüncesini o ana kadar olan mevcut birikimi belirleyecektir. Bu yönüyle bakıldığında öğrencinin yanındaki sırt kuvveti ve birikimi veli. Çocuğun okula gelinceye kadarki hayatına temel teşkil eden ailenin yaşam tarzı değer yargıları (iyi kötü, güzel çirkin.) hadiselere bakışı ve yerleşik davranışları öğrenci için ilk model Hemen hemen birçok ailenin hayatında yaşam tarzı ve günün seyrini belirleyen unsur olarak kendini gösteren, davranış oluşum ve gelişiminde önemli rol oynayan televizyon ki onun evdeki özgürlük durumu. Bunlar gerçekçi bir tutum ile ele alınıp incelenmesi işlenmesi gereken durumlardır. Bunların dışında daha pratik anlamda öğrencinin veliliyi ilgilendiren, eğitim sürecinin sağlıklı ve verimli geçmesi için basitleştirilmiş ama mutlaka dikkat edilmesi gereken durumlar: Bunlar gündelik rutinleştirmesi ve takip gerektiren durumlardır.

—Gün başlarken: Hoşnut bir bakış ile güne başlamayı sağlamak. Kişisel hijyen kurallarını örneklendirerek yapılmasını sağlamak.(Saçı okşayıp hayırlı sabahlar, güzel bir gün hadi kalk bakalım yüzümüzü yıkayarak kendimize gelelim…)

 

—Beğenilen giyim: Sevdiği sekliyle ama şartlara uygun giyim. Yaklaşım tarzı durumu belirleyici olur.

—İstenilen kahvaltı: Beslenmenin zekâ gelişimine etkisi olduğu düşünülürse bu konunun önemi daha iyi anlaşılır.

 

-Sağlıklı bir yolculuk: okula gidip gelmelerde (servisin durumu, yolculuk esnasında çocukların dinlediği müzik.)sorun olmamalı. İstenmeyen davranışların oluşumu açısından kontrollü olmalı

 —Okul: İstenilen yer olması sağlanmalı

 

—Sınıf: Eğitim öğretim denilen sürecin ömür boyu harcanacak sermayenin birikim yeri olduğu bilinci içinde hareket etmesi sağlanmalı bunun içinde ufkunu kurgulayan bir öğrenci modeli ortaya çıkarmalı yani kendisine yine kendi mevcut şartlarının bilinci içinde hedef koyması sağlanmalı. Okul denilen gününü geçireceği bu çoklu ortam içinde alma verme duygu durumunun sekilenmesinde güzellikleri görme alışkanlığını edinmesi sağlanmalı. Temel hedef bütün olumsuzlukları ortadan kaldırmak, daha verimli ve kaliteli eğitim ve öğretim sürecini hayata geçirmek değilmi?

Toplumun kabullendiği, üstün aklın verdiği dürüstlük çerçevesinde davranışları sınırlandırma iradesini sergileme becerisi, açıklık ilkesinin görüntüsü olarak tezahür etmeli. İşte bu durum olması muhtemel olumsuzlukları önceden sezebilen, alınması gereken tedbirleri alan ve önleme arzusu ile bertaraf edebilen, yerini olması gereken ile doldurma duyarlılığı iş hâkimiyetindeki donanımlılığın verdiği bilgi dinamiklerinin sağlıklı kullanımı ile mümkündür. Hadiseleri olduğu gibi görebilen algıladıklarını mevcut bilgi birikimi ve mahşeri vicdan eşliğinde değerlendirebilen, bunları yaparken karşısındakini anlama yetisini duygusallığı ile bütünleştirmiş bir hal ile sonuçlandırma becerisine sahip, Sanal dünyadan kendini sıyırmış her fırsatta daha ileriye bakma alışkanlığının verdiği araştırmacı yönüyle yerel ya da evrensel gelişmeleri takip eden, kendi mahiyetinde yorumlayan, tezahür eden olumlulukları benimseyip kabullenen, olumsuzlukları reddetmede aklın ilkelerinden taviz vermeyen har ne olursa olsun ulvi ve süfli düşünme yollarını açık tutan klişeleşmişliğe kendini mahkûm etmekten özenle kaçınan, Yeryüzünü kuşatacak ve kucaklayacak anlayış örtüsü içinde bilgi üretmek ve bu anlayışı ufkunu belirlemek çağlar üstü bilgi birikiminin egemen olmasını sağlayacak toplumsal dönüşümün yönünü belirleyecek aydın, keşfi aklın üstünlüğünü yakalamış insanlar yetiştirmek ve bu misyonu gerçekleştirebilmek için sahip olunması gerekenlere ulaşmış bireyler yetiştirmeyi amaç edinmek ancak ulusal aklın bireyselleştirilmiş davranışları olarak ortaya çıkmasını sağlar

   KAYNAKLAR:

Yrd. Doç.Halit Ertuğrul, Öğretmen Başarı Kılavuzu, Nesil Basım Yayın, İstanbul 2000

Ayşe Güner, İlknur Küçük alp, Sağlık Eğitimi MEB yayınları, Feza Gazetecilik A.Ş.İstanbul2006

Yunus Bilge, -Verimli Çalışma, Güvender Yayınları İstanbul 2003

F.W.Foerster, İyi İnsan İyi Politikacı, Doğan Kardeş Yayınları A.Ş.İstanbul 1960 

                                                                                                               Cemal TUZCU

                                                                                                             Uzman Öğretmen

                                                                                                                  Giresun                          

 

 

 

Köşe yazarlarının yazılarından dolayı doğacak her türlü tüm hak ve sorumlulukları tamamen kendilerine aittir.

                   

Etiketler: , , ,

Yayınlayan: Cemal Tuzcu

Anamın tam tabiriyle Karadeniz’in kendine münhasır dere kenarına kurulmuş, yılın üçte ikisini güneş ve yağmur ile tamamlayan, meçhule namzet köyünde, mısırlar ekilmiş, kar yağıyorken ve yaylaya gidildiği günlerin ayında, gamsızlık diyarının yiğit yürekli pak endamlı ebemin yardımı ve ilahi kudretin izni ile, yapım tarihini babamın bile bilmediği iki odalı evin uzun holünün doğu sonunda dünyaya gelmişim. İlkokulu bedeni ve akli tezahürümün teşekkül ettiği köyümün yamacını tırmanarak, ortaokulu ve liseyi adını mısırdan alan ağadarı bükünde okudum. 1984 yılı itibariyle Güzel ülkemin dünyanın gözünü kamaştıran ehiller diyarı şehri İstanbul’a gittim. Birçok değişik işlerde çalıştım. Daha sonra sağlık bakanlığının açtığı bir imtihana müteakip okula başladım Bitirdiğim yıl Giresun’a atandım . Bir süre çalıştıktan sonra yine girdiğim bir sınava müteakip okula başladım. Bitirdiğim yıl Giresun’a atandım. Halen devam etmekteyim.