NE DİLEDİĞİNE DİKKAT ET!

Bütün gece tavanı izleyerek yatmıştı. Zaten bu durum yaklaşık bir aydır tekrarlanıyordu geceleri bir iki saat uyku uyuyabiliyordu ama yemek durumu daha da kötüydü midesi hiçbir şeyi almıyordu. Artık bu duruma isyan eden gözleri yorgunluktan kapanıyor ama beyni inatla uyumamak için direniyordu.

Güneş odayı iyice aydınlattığında artık yatakta kalmanın bir faydası yok diyerek kalktı, yatağına oturdu. Hesapladı, kazandığı bir eğitim fırsatını değerlendirmek amacıyla yaşadığı şehir ve ailesinden ayrılalı tam kırk gün olmuştu. Henüz oda arkadaşı gelmediği için yalnız kaldığı iki kişilik şirin bir odası vardı.

…………………….Konforlu bile sayılırdı ihtiyacı olan her şeye sahipti, banyosu, televizyonu, buzdolabı vardı. Saatin alarmı niye çalmadı ki diye düşünürken birden hatırladı hafta sonuydu. Diğer kursiyerlerin çoğu tatillerini geçirmek için İstanbul’a evlerine dönmüşlerdi. Odaya akşamdan kalan ağır bir sigara kokusu hakimdi. Temiz hava almak için pencerelerden birini açar açmaz keskin soğuk içeriyi doldurdu. Kahvaltıyı boşverip kendine bir kahve hazırladı. Bir gelen olur çekincesiyle kıyafetlerini değiştirip saçını topladı. Kahve fincanını alıp penceresinin yanındaki koltukta bağdaş kurarak oturdu. Pencereden yandaki ilkokul binasını ve kale direkleri de olmasa boş bir arazi zannedilebilecek futbol sahasını görebiliyordu. Saat daha çok erken olduğu için yollar boştu.

………………….. Yıllar boyu yalnız yaşamayı istemişti. En büyük tutkusu buydu. Yalnız yaşadığında etrafında çok kitap okuduğundan kimse şikayet etmeyecekti, çok geç yatıyorsun sabah yorgun kalkacaksın diyen olmayacaktı, en mühimi de gününü kendisi planlayabilecekti. İşte tüm bunlara sonunda sahip olmuştu. Cep telefonunu aldı numaralara tek tek bakmaya başladı. Son zamanlarda bunu çok sık yapıyordu. Evet isteğine kavuşmuştu ama mutsuzdu. Numaralara bakarken “Yuvam” olarak kaydettiği evinin numarasına geldiğinde farkına varmadan göz yaşları yanaklarından süzülüverdi. Güçsüzlüğünü itiraf etmekten çekinerek telefonu sehpanın üzerine bırakırken annesinin her zaman söylediği bir sözü hatırladı: “Ne dilediğine dikkat et yavrum belki birgün gerçek olabilir.”

Yayınlayan: Hatice MAMAL

Bir 29 Şubat akşamı İstanbul-Fatih’te doğdum. Fatih de İlkokulu nişanca mehmet paşa ilköğretim okulunda orta okulu ise ahmet rasimOkulunda okudum. 1989 yılında Fatih Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra 4 yıl özel sektörde çalıştım. 1993 yılında İstanbulda memuriyet hayatına başladım. Bu tarihten itibarende kamu kurumunda çalışma hayatıma devam etmekteyim