ALIŞVERİŞ CİLVELERİ
Cumhuriyet Tarihi boyunca Türk Lirası hep başkalarının yabancı para (Dolar ve Mark şimdiki adıyla Euro) karşısında sürekli değer kaybettirilmesi veya yabancı para karşısında ister istemez değer kaybetmesi, Ekonomi açısından insanların ezilmesine her geçen gün daha da fakirleşmesine neden olduğunu hatta yakın tarihimize bakmamız sanırım yeterlidir. 2005 Yılı Ocak ayı itibarıyla paradan altı (6) sıfır atılarak önce YTL daha sonrada TL uygulamasına geçilmesi hem Türk Parasının değer kazanmasının sağlanması, hem de ekonomiye yeni bir heyecan katılmasının sağlanması hedeflenmiştir.
Gigiyim sektörü başta olmak üzere, gıda sektörü ve eğlence mekanlarından, insanların alışveriş yaptığı zaman pek de göze gelmeyen ilk bakışta az veya önemsiz gibi görünen ama basit bir hesap yapıldığında da Ülke Ekonomisine ne kadar darbe vurduğunu hatta vergi kaçırma boyutunda ele alındığında miktarının milyonlarca Tl ile kayıplarında neler olacağını bir düşünün hatta hep beraber ülke ekomisinin en önemlisi de bizlerin kayıplarını da ele alarak düşünmeliyiz .?
Uzun zmandır yapmış olduğum araştırmalarımın sonucu, Gıda üzerine satış yapan bir marketten; insanlar pek farkına varmasa da günde ortalama 400-500 kişinin alış veriş yaptığını ve bu alışverişin sonucu ödenecek ortalama parayı düşünelim. Basit bir hesapla Bir kişinin yapmış olduğu alışveriş karşılığında;
Mesela: bu alışveriş sonucu; ödenecek hasabın 249.997 TL olduğunu varsayalım. Kasiyere bozuk parası olmadığından 250,00 TL verdiğini ve o kasiyerin müşterisine ödemesi gereken 249,997 TL karşılığında (Yazar Kasa Fişi)Ödeme Kaydedici Cihaz Fişini düzenleyip veriyor. Ama vatandaştan aldığı para ise 250,00 TL..!! Sonrasında da vatandaşa iyi günler dileyip diğer müşterinin hesabını yapmaya başlıyor. Ancak vatandaş kasiyere sormuyor…..
Kardeşim,
Hanımefendi veya
Beyefendi; benim 250,00 TL paramın üstünü neden vermiyorsun diye; yada acaba diyemiyor mu? Veya Vatandaş arada iade edilmesi gereken paranın miktarının Kuruş olduğu için bunu söylemeye utanıyor mu!
yoksa.! bilemiyor mu ?
bu para üstünün kayıt altına alınmadan bu markat sahiplerinin kuruş olaylarında ne kadar reklam yapsalarda cebine indirdiklerinin bir kanıtı değilmidir ?
İşte basit bir hesap yapılarak her alışveriş yapandan kayıt altına alınmadan işyeri sahibinin cebine inen, ancak ilk bakışta kuruşlarla ifade edilen ve bu rakamın kayda değer olmadığı gibi bir düşüncenin insanların kafasında oluştuğunu her alışveriş yapanın bu rakamın sadece kendi alışverişinde olduğunu düşünmesi yada o anda
amannnn!!!!!!
Boş verrrr sendeeee……
gibi bir düşünce içine girmesi veya o anda düşünememesi, bu güzelim ülkemizin ekonomisine zarar vermiyor mu? Ne dersiniz.!
Bu durumda Ülkemizde bulunan gida marketlerinin, kırtasiyelerin, nalburların ve diğer daha birçok iş yerlerinin kayıt dışı kazançlarını artık sizler hesaplayınız. Bir birey olarak hesaplayalım bu sektörlerde kayıt dışı elde edilen paranın ne kadar olduğunu, bakalım dudaklarınız uçuklayacak mı ?
Sonra bir düşünün bu ülkeyi çok sevdiğini söyleyenlerin yada televizyon ekranlarında ülke ekonomisinin kalkınması için ondan bundan dem vuranların, acaba kayıt dışı elde edilen ne kadar parayı cebe indirdiklerini, sonrada çıkıp devleti soyanlardan bahsederek insanları nasıl kandırdıklarını varın sizler tasavvur edip, sonucunu kendiniz görün……!!!!!!
Sonuç olarak acaba bu konuda bilgi sahibi insanların geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize hata yada hataların iyi anlatılarak gelecekte onların bu hataları yapmamaları hususunda daha da bilinçli hale gelmesini sağlayamazmıyız ?
ne dersiniz?
Sağlıklı huzur dolu bir mutlu hayat sürdürmenizi dilerken haksız kazançlara da dikkat etmeniz dileği ile …
04/05/2010
Metin TUZCU
