ÇAĞA AYAK UYDURMAK
İhtisas asrı olan çağımızda sahasında çok iyi yetişmiş, mütehassıs bir doktor, bir mühendis, bir ilim adamı,bir sosyal bilimci parmakla gösterilmekte, bunların söz ve fikirlerine başvurulmakta, tespitleri adeta birer senet kabul edilmektedir.
Böyle bir zamanda ilmen, fikren geri kalmış, insan onuruna layık şekilde gelişememiş, gerekli terakkiyi gösterememiş kimseler, sahalarında emsalleriyle boy ölçüşecek duruma gelmedikçe inandıkları yüce hakikatlere karşı da gerekli hizmeti yapamazlar. Her şeyden önce kabul görmezler. Ama kendilerini bulunduğu toplum nazarında sevgi, saygı ve hürmet görebilecek kadar kabul ettirebilecek seviyeye gelen insanlar davalarını tebliğde de etkili olurlar. Batıl bir fikir ve inanca sahip olanların aslında hak bir vasıta olan maddi kalkınmaya sığınarak batıl davalarını yaymaya çalışmaları da gösteriyor ki, onlara göre ise hak bir araç bu araç olarak gördükleri ve bu aracıda nasıl olsa bir şekilde batıl yolda da kullanılsa etkili olabilmektedir düşüncesindedirler. Aynı araç hakta kullanıldığında niçin gücünü daha güçlü bir şekilde insanların kalbinde yer bulacak kadar güç ve etki göstermesin?
Daima yükselmeyi, ilerlemeyi telkin eden bir dinin mensuplarına yakışan elbette her sahadan en ilerilerde olmak ilk emir olan “oku” ayeti Kerimesini hiç akıllarından çıkarmadan diğer bir değişle de “ilim Çinde de olsa gidip onu alınız” Hadisi şerif gereği daima çağı yakalamak ve çağa ayak uydurmak için ilmi öğren ve öğret olacaktır.!!!!
Mutlu ve huzurlu bir ömür geçirmek dileği ile saygılar
Metin TUZCU
