YEDIKLERIMIZE DİKKAT

YEDIKLERIMIZE DİKKAT

Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme ‘merdiven altı’ yöntemle gıda üretimi yapıyor.
Buna denetim boşluğu da eklenince ‘gıda terörü’ olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor. Nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan gıda maddeleri insanların sağlığını tehdit ediyor. Merdiven altı firmalar, sattıkları eti kimyasal ilaçlarla şişiriyor. Sosis, salam ve sucuğa ezilmiş tavuk kemiği, kaşar peynirine de soya ve margarin katıyor. Zeytin de tekstil boyası ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor.

İstanbul Ticaret Odası (ITO) Gıda Komitesi Üyesi ve Keyveni Yemek Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik gıda üretiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir rapor hazırladı. “Tüketici sağlığı ve gıda güvenliğine karşı gıda terörü: Kayıt dışı ve Merdiven altı Üretim” adı verilen raporda insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığı tek tek ortaya konuluyor.

Raporda Türkiye’de Tarım Bakanlığı’nın izni ve denetimi çerçevesinde 17 bin gıda sanayi işletmesi bulunduğu belirtiliyor. Ancak buna karşın 10 bini aşkın işletmenin de kayıt dışı ve merdiven altı yöntemle üretim yaptığı ifade ediliyor. Hatta bazı firmaların Tarım Bakanlığı’ndan izin almış gibi sahte belge düzenlediği öne sürülüyor.

Ete, Bradmix adlı ilaç katılıyor Sadık Çelik, bazı et işleme tesislerinin yurtdışından kaçak yollarla getirilen ‘bradmix’ isimli bir ilaçla eti yüzde 30-35 oranında şişirdiğini söylüyor. İlaç enjekte edilen etin su tutarak hacmini artırdığını, ağırlaştığını ve parlak göründüğünü belirten Çelik, “İlaçlı etler pişirildiğinde bile hacmini koruyor. Oysa pişen et gramajını kaybeder ve küçülür.” diyor. İlaçlı etlerin yüzde 40 daha ucuza satıldığını ifade ederek, çok ucuza kalitesiz yemek üreten bazı firmaların bu etleri kullandığını aktarıyor.

Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) Başkanı Dr. Can Demir ise Tarım Bakanlığı’nın et ve et ürünleriyle ilgili yönetmeliklerine göre ‘Bradmix’ kullanımının yasak olduğunu vurguluyor. Ancak buna rağmen kaçak yoldan kullanıldığını dile getirerek, “Bu ilaç kimyasal bir ürün olduğu için o etleri tüketen insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir.” açıklamasına yapıyor.

Öte yandan bazı merdiven altı işletmeler kasaplardan ve marketlerden topladıkları kemikli tavuk artıklarını yüksek ısıda işlemden geçirerek kıyma (MDM kıyma) haline getiriyor. Bunlardan da sucuk, salam ve sosis üretiliyor. VGHD Başkanı Can Demir, MDM kıymalı et ürünlerinin daha çok okul kantinlerinde ve büfelerde tost ve sandviç yapımında kullanıldığına dikkat çekerek, “Bizde büfe sucuk ve büfe salam diye bir tabir var. Nerede üretildiği belli olmayan ve çok ucuza satılan bu ürünler maalesef kemik artıklarından imal ediliyor.” uyarısında bulunuyor.

Gıda Terörü Raporu’nda anlatılan hileli gıda maddelerinden bazıları

Kaşara soya ve margarin

Normalde 1 kilo kaşar, 10 kilo sütten elde ediliyor. Merdiven altı işletmeler soya proteini kullanarak süt miktarını 6-7 kiloya düşürüyor. Kaşarın içine de margarin atılıyor. Bozuk peynirler de baharatlanarak yeniden satışa sunuluyor.

Zeytine tekstil boyası

Zeytin, tekstil boyalarıyla ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. Başka yerlerden aldığınız Akhisar zeytinyağlarının ve zeytinlerinin için de daha düşük fiyatlı yörelerin zeytinleri karıştırılıyor. Zeytine gıda tuzu yerine sanayi tuzu katılıyor.

Ete nişasta, tavuk atıkları

Salam, sucuk, sosis ve kıyma gibi et ürünlerinde hayvansal atıklar, nişasta, tavuk derisi, zar, kan ve tavuk kemiği kullanılıyor. Buna ucuz pul biber ve nitrat ilave ediliyor ve renklendiriliyor.

Pul bibere aşırı tuz

Sapı ve çekirdeği ile öğütülen acı biber yağlanıp ağır çekmesi içini aşırı derecede tuzlandıktan sonra paketleniyor. Yol boylarında kurutulmaya bırakılan biberlerde de afla toksin oluşuyor.

Sıvı yağ yerine atık yağ

Türkiye’nin dört bir yanından toplanan binlerce tonluk atık yağ, merdiven altı işletmelerde rengi açılarak tekrar satışa sunuluyor.

Bu işletmeleri merdiven altı yerleri neden denetlemiyorlar bu kadar denetim boşluğu nasıl olabiliyor Belediye Başkanlarımızın dikkatine halkın en önemlisi bunları çocuklarımızda yediriyoruz acilen bu tür yerlere denetimlerin sıklaştırılması ve caydırıcı cezalar uygulanmasını istiyoruz .
Ülkemizde bu tür şeylerin olmamasını dilerken sağlıkla sağlıcakla kalmanızı diliyorum .

02/08/2010

Neslihan Vardarlı

Yayınlayan: Neslihan YENİCEVARDARLI